HANA Workshops Nisan 2012 // 14 Nisan Cumartesi Günü

Baharın ikinci çiçek dersinde mevsimin çiçekleri ile masa ortası düzenlemesi hazırlayacak, papatyalarla taç yapacağız.

14 Nisan Cumartesi günü saat 11.00-13.00 arasında Baltalimanı Hana Flower Shop’ta.

Detaylar için www.hanacicek.com sayfasında ‘Hana Workshops’ a tklayın.

Derslerimize kayıt için lütfen ders tarihinden bir hafta öncesine kadar haber verin.             Katılım ancak konfirmasyon ile mümkündür.

Tel. 0212 229 26 29

Çiçekler, Workshops kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Saman Balyası Bahçeleri

Tüm Dünyada bu yıl çevreci bakış açısı daha önemli bir yer tutmaya başladı. En çok kullanılan terimler ‘Yeşilci’, ‘lokal’ ve ‘yerli’. Tabiatla daha yakınlaştığımız günümüzde gelişmiş ülke şehirlerinde bahçeleri ‘yeşil beton’ tabir edilen çimle kaplamak yerine sebze bostanları oluşturup meyve ağaçları ekmek ve hatta küçük kümeslerde tavuklar beslemek yaygınlaşıyor. Kamusal park ve bahçelerde de meyve ağaçlarının varlığı artıyor.

Bahçeye dikmek istediğimiz bitkileri bulunduğumuz alanın lokal bitki örtüsü içinden seçmekle yaban hayatı korumuş oluyoruz. Bahçenin bir köşesinde kendi kendine biten yerli otları sökmeden önce iki kere düşünmeliyiz; arılar ve kelebekler için yaşam kaynağı olabilirler. Bahçemde kış ve sonbahar aylarında ortada görünmeyen bitkiler vardı. Baharda uzayıp, yapraklanıp tam neye benzeyeceğini merak ederken büyük ortancalar kadar koyu pembe çiçekler açtılar ve arılarla kelebekleri sürekli üzerinde görmek mümkündü. Araştırdığımda birçok kelebek türü için önemli kaynak olan ‘Asclepias purpurascus’ olduğunu öğrendim. Arı ve kelebekler için önemli bir besin kaynağıymış ve tamamen kendiliğinden doğal olarak çıkan bu bitki bahçeye yaban hayatı davet eden doğal döngünün bir parçasıymış.

Çevreci bahçelerin önem verdiği bir diğer konu da gübre yapımı. Mutfak ve bahçe atıklarının bir kısmını böyle faydalı bir şekilde geri dönüştürmenin doğa için kurtarıcı bir adım olduğu biliniyor.

Yazımın konusu olan saman balyası bahçeler de yeni gelişen bir bahçecilik şekli. Özellikle Amerika ve Kanada’da yaygınlaşan bu yöntemle saman balyaları bahçede belli alanlara yerleştiriliyor ve bir anlamda saksı görevi görüyor.  İşlemin püf noktası saman balyasının seçimi ve çürüme sürecinde: Buğday, yulaf, arpa veya çavdar hasatından geriye kalan tohumsuz saman balyalarının kullanılması ve Mayıs ayının ilk günlerinde çürüme için organik nitrojenli gübre ve bol su eklenerek özel bir işleme tabi tutulması gerekiyor. Sonra üzerine bir kısım toprak seriliyor ve balyanın içindeki çürüyen saman çok yararlı bir gübreye dönüştüğünden bitki kökleri için uygun bir ortam oluşuyor. Devamında yapacaklarımız toprak bahçelerde yaptığımızla aynı: bitkileri filiz halindeyken toprağıyla beraber saman üzerinde açacağımız boşluklara yerleştirip sıkıştırıyoruz ve su veriyoruz. Sulama günde iki kere yapılıyor, çünkü samanın su tutma yeteneği toprağınki kadar başarılı değil. Ancak su kaybını minimuma indirebilmek için balyaları yanyana dizebilir, etrafına çalı türünde bitkiler dizebiliriz. Balyaların iplerle sağlam bir şekilde bağlandığından emin olunmalı ve yerine yerleştirirken saman parçalarının yatay olmasına dikkat edilmelidir ki sulama sonrası su tutabilsin.

Yüzde 100 organik ürünler yetiştirmek isteyenler için doğru bir seçim, çünkü malzeme tamamen doğal ve ayrıca geri dönüşebiliyor. Üstelik mevsimlik bitkileriniz veya sebzeleriniz geçtikten sonra çürüme öylesine iyi bir dereceye ulaşmış oluyor ki geride kalan bol besinli bir gübre oluyor. Bunu da tekrar bahçenizde değerlendirebiliyorsunuz.

Saman balyası bahçelerinin diğer bir avantajı da standart bahçeciliğe göre daha az böceklenme ve hastalık vakasına rastlanıyor olması. Yerden yüksek olması sebebiyle bazı böcek ve salyangozların da ulaşımı mümkün olmuyor. Bahçıvanlığa yeni başlayanlar ve çocuklar için oldukça kolay yapılabildiğinden keyifli bir deneyim. Belli bir yaşın üzerinde bahçede eğilip kalkmaktan dolayı bel ağrısı yaşayan kişiler için de yükseltilmiş saman balyası bahçeleri büyük kolaylık sağlıyor.

Bu çevreci buluşla ilgili Amerika’da okullarda ve çeşitli kurumlarda saman balyaları ile bahçeciliğin eğitimlerini veren Joel Karsten derslere gidemeyenler için bir de kitap hazırlamış: ‘Guide to Grow a Straw Bale Garden’. Merak edenler için web sitesinde bazı temel bilgilere yer vermiş, ancak detayları eğitimlere saklamış. www.strawbalegardens.com

Daha fazla detay bulabileceğiniz bir başka web sitesi ise www.no-dig-vegetablegarden.com/straw-bale-gardening.html

Selvi Gürevin

 

 

 

 

 

 

 

Bahçeler kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yağmur Suyunu Saklayan Bahçeler

Sonbahar yağmurlarından en fazla faydayı nasıl elde edebiliriz ve içinde bulunduğumuz yeni iklim koşullarını bahçemiz için ne şekilde değerlendirebiliriz? Bahçemiz için diyoruz ama herkes kendi bahçesi için çalışırsa bu aslında tüm Dünyamız için bir çevresel dönüşüm olabilir.

Yazımın kahramanı Marcus de la Fleur eğitimini yağmur suyu
kullanımı ve ekolojide sürdürülebilir teknolojiler üzerine yapmış çevreci bir peyzaj mimarı. Bir peyzajı planlarken her detaya ‘çevre için nasıl bir katkı sağlayabilir’ sorusu ile cevap arayan biri. Yağan yağmurların eve, bahçeye zarar vermeden uzaklaştırılması için birçok sistemin kullanılması fikrine karşılık bu suların yeniden yeraltına aktarılması ve böylece akıllı eko sistem tarafından gerektiğinde ve gerektiği kadarının kullanılmasını savunmakta.

Dünya üzerinde yapılaşmanın artmasıyla doğal su döngüsü
zarar gördü. Betonlaşma artmadan önce boş arazilerde yağışlar toprağın üzerine düşüyor ve doğal yollarla emilerek tekrar yeraltına filtre ediliyordu, yapılar yapıldığında ise yağışlar oluklar, borular veya hendeklerle taşınarak belli noktalardan bir anda yer altına verilmeye başladı, bu da hem yeraltında tutulmasını zorlaştırırken hem de toprağın belli yerlerde ıslak, belli yerlerde de kuru kalmasına yol açtı. Çevreci araştırma kuruluşlarını savunduklarına göre sağlıklı topraklarda bolca bulunan organik maddeler yeraltına geri kazandırılan yağmuru bir sünger gibi emerek zaman içinde yavaş yavaş bırakıyor ve kuraklık dönemlerinde zararın daha az olmasını sağlıyor.

De la Fleur da bundan yola çıkarak oluşturduğu pilot projede
bir ev ve bahçenin yağıştan maksimum düzeyde yararlanmasının yollarını incelemiş. İlk önce bahçedeki geçirgen olmayan beton yüzeyleri kırarak ‘taş ve toprak’, ‘tuğla ve toprak’ veya ‘parçalı beton ve toprak’ alanlara çevirmiş.
Böylece yağış arada kalan boşluklardan süzgeçten geçer gibi kolayca yeraltına geçmeye başlamış. İkinci iş olarak eski zamanlarda sıkça kullanılan yağmur bidonlarını evin iki yanına yerleştirerek çatıda toplanan suyun fazlasını sonradan kullanmak üzere depolamış. Temiz yağmur suyu sonraki kurak günlerde bahçe sulamasında rahatlıkla kullanılabilir ne de olsa. Daha sonra evin küçük
çatısının üzerine hafif ve izolasyonlu bir çatı bahçesi düzenlemiş. Isı
izolasyonuna katkısı olan bu yöntem bitki köklerinin yağışın bir kısmını daha tutmasını sağlıyor. Tamamen sıcağa ve yağmura dayanıklı az köklü bitkileri kullandığı bu bahçe çatının ağırlık kaldırabilme gücüne bakılarak hazırlanmış. Köklerin su tutma özelliğinden yararlandığı bir başka çözüm de bahçenin çok yağış alan ve suyun yönlendiği eğimli kısımlarına nemli toprakta yetişen bitkiler ekerek yağmur bahçeleri oluşturmak olmuş. Bu bitkilerin bahçemiz için çok önemi olan yabani hayatı da (arılar, kuşlar vs.) davet ettiğini fark etmiş. Bunlara ek olarak bahçenin bir kısmında eskiden çakıltaşları ile döşenmiş olan otopark bölümünde de ufak bir değişiklik yapmış, çakılı dayanıklı yabani bitki ve çim çeşidi ile karıştırmış. Böylece suyu süzüp yeraltına gönderen bir alan daha yaratmış. Buraya kadar bahsedilen tüm denemeler bizim de bahçelerimizde uygulayabileceğimiz sistemler. Bu projede ayrıca tuvaletlerde veya çamaşır yıkamada kullanılmak için yağmur suyu depolayan özel üniteler de yapılmış.

Marcus de la Fleur yeni birçok projeye ve fikre daha imza
atarak bizlere de bu tür fikirler vermeye devam edecektir. Takip etmek isterseniz web sitesi   www.delafleur.com .

Değişen iklim koşullarına ayak uydurmanın mümkün olduğunu
bize gösteren bu çevreci denemeler bahçelerde kolayca uygulanabilir ve bu yolla ekolojik dengeye bireysel faydamız da olduğunu da görebiliriz.

 

Selvi Gürevin

 

 

 

 

 

 

 

 

Bahçeler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

YAĞMUR SUYUNU SAKLAYAN BAHÇELER

Yazımın kahramanı Marcus de la Fleur eğitimini yağmur suyu
kullanımı ve ekolojide sürdürülebilir teknolojiler üzerine yapmış çevreci bir
peyzaj mimarı. Bir peyzajı planlarken her detaya ‘çevre için nasıl bir katkı
sağlayabilir’ sorusu ile cevap arayan biri. Yağan yağmurların eve, bahçeye
zarar vermeden uzaklaştırılması için birçok sistemin kullanılması fikrine
karşılık bu suların yeniden yeraltına aktarılması ve böylece akıllı eko sistem
tarafından gerektiğinde ve gerektiği kadarının kullanılmasını savunmakta.

Dünya üzerinde yapılaşmanın artmasıyla doğal su döngüsü
zarar gördü. Betonlaşma artmadan önce boş arazilerde yağışlar toprağın üzerine
düşüyor ve doğal yollarla emilerek tekrar yeraltına filtre ediliyordu, yapılar
yapıldığında ise yağışlar oluklar, borular veya hendeklerle taşınarak belli
noktalardan bir anda yer altına verilmeye başladı, bu da hem yeraltında
tutulmasını zorlaştırırken hem de toprağın belli yerlerde ıslak, belli yerlerde
de kuru kalmasına yol açtı. Çevreci araştırma kuruluşlarını savunduklarına göre
sağlıklı topraklarda bolca bulunan organik maddeler yeraltına geri kazandırılan
yağmuru bir sünger gibi emerek zaman içinde yavaş yavaş bırakıyor ve kuraklık
dönemlerinde zararın daha az olmasını sağlıyor.

De la Fleur da bundan yola çıkarak oluşturduğu pilot projede
bir ev ve bahçenin yağıştan maksimum düzeyde yararlanmasının yollarını
incelemiş. İlk önce bahçedeki geçirgen olmayan beton yüzeyleri kırarak ‘taş ve
toprak’, ‘tuğla ve toprak’ veya ‘parçalı beton ve toprak’ alanlara çevirmiş.
Böylece yağış arada kalan boşluklardan süzgeçten geçer gibi kolayca yeraltına
geçmeye başlamış. İkinci iş olarak eski zamanlarda sıkça kullanılan yağmur
bidonlarını evin iki yanına yerleştirerek çatıda toplanan suyun fazlasını sonradan
kullanmak üzere depolamış. Temiz yağmur suyu sonraki kurak günlerde bahçe
sulamasında rahatlıkla kullanılabilir ne de olsa. Daha sonra evin küçük
çatısının üzerine hafif ve izolasyonlu bir çatı bahçesi düzenlemiş. Isı
izolasyonuna katkısı olan bu yöntem bitki köklerinin yağışın bir kısmını daha
tutmasını sağlıyor. Tamamen sıcağa ve yağmura dayanıklı az köklü bitkileri
kullandığı bu bahçe çatının ağırlık kaldırabilme gücüne bakılarak hazırlanmış. Köklerin
su tutma özelliğinden yararlandığı bir başka çözüm de bahçenin çok yağış alan
ve suyun yönlendiği eğimli kısımlarına nemli toprakta yetişen bitkiler ekerek
yağmur bahçeleri oluşturmak olmuş. Bu bitkilerin bahçemiz için çok önemi olan
yabani hayatı da (arılar, kuşlar vs.) davet ettiğini fark etmiş. Bunlara ek
olarak bahçenin bir kısmında eskiden çakıltaşları ile döşenmiş olan otopark
bölümünde de ufak bir değişiklik yapmış, çakılı dayanıklı yabani bitki ve çim
çeşidi ile karıştırmış. Böylece suyu süzüp yeraltına gönderen bir alan daha
yaratmış. Buraya kadar bahsedilen tüm denemeler bizim de bahçelerimizde
uygulayabileceğimiz sistemler. Bu projede ayrıca tuvaletlerde veya çamaşır
yıkamada kullanılmak için yağmur suyu depolayan özel üniteler de yapılmış.

Marcus de la Fleur yeni birçok projeye ve fikre daha imza
atarak bizlere de bu tür fikirler vermeye devam edecektir. Takip etmek
isterseniz web sitesi   www.
delafleur.com .

Değişen iklim koşullarına ayak uydurmanın mümkün olduğunu
bize gösteren bu çevreci denemeler bahçelerde kolayca uygulanabilir ve bu yolla
ekolojik dengeye bireysel faydamız da olduğunu da görebiliriz.

Selvi Gürevin

 

 

 

 

Çiçekler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ofise, masanıza doğayı çağırın

Bu yeni düzenlemelerimizle doğanın parçalarını ofisinizdeki masanıza taşıyarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

Çiçekler kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

HANA Workshop Nisan // 30.04.2011 Cumartesi Günü

Nisan ayı dersimiz 30.04.2011 Cumartesi günü 13.00-15.00 saatleri arasında Hana Flower Shop/Baltalimanında yapılacak.

Bu derste ağaç  kabuklarında çiçek düzenlemeleri hazırlayacak, vazolara farklı kılıflar giydireceğiz.

Haftasonunuzun iki saatini mis kokulu çiçekler arasında eğlenceli bir workshopa ayırmak isterseniz lütfen bizi arayarak rezervasyon yaptırın. Yerimiz kısıtlı olduğundan katılım ancak rezervasyon konfirmesi ile mümkün olmaktadır.

Ders ücreti 150 tl’dir.

Adres detayı için www.hanacicek.com we sitemizde krokiden faydalanabilirsiniz.

Çiçekler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bahar ve Sarı

Bahar gelince sarı rengi etrafta daha çok görüyoruz. Ben bahara sarı ve pembeyi çok yakıştırıyorum.

Buradaki çiçekler de vazo içinde beyaz resim çerçevesinde sarı güller; siyah seramik vazoda sarı mini güller ve turuncu erengül buketi.

Çiçekler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hana Workshop 2011/3

Mart ayı dersimizde dallardan sepet yaparak içine saksı çiçekleri ile düzenleme hazırladık. Aynı malzemelerle her katılımcı kendi tarzında sepet yarattı ve farklı düzenlemeler ortaya çıktı. 

Ayrıca şık sofralar için kadeh süslemesi ve şişe süslemesi detaylarını gösterdik. Bunlara ait resimleri de bu sayfaya ekleyeceğiz.

Çiçekler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hana Workshop 2011/3

MART / 26.03.2011 Cumartesi
Saat: 13.00-15.00 arası 

  • Mevsimlik saksı çiçekleri ile kapı süsü

  • Şık sofralar için çiçeklerle kadeh ve şişe süslemesi

 

 

Workshops kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Natural orchids

 

 

 

Orkideleri en sevdikleri ağaç kabukları üzerinde düzenledik. Çevreci, doğal bir tasarım…

 

www.hanacicek.com

Çiçekler kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın